Hayat her gun bambaska bir supriz cikartiyor..
İsyanlar isyanlar.. ne ise yarar?
Ben sevmiyorum isyan etmeyi, oldugu gibi kabul etmek daha kolay.. Sakin kalabilmek susabilmek zoru basarmak olsa bile guzel..
Boylece daha az yoruyor hayat..
Baktin negatif geliyor, uzaklasmak durup yuzlesmektense daha dogru geliyor..
Negatife katilip onu buyutmek hata veriyor.. Bu sefer iyi olanin da dengesini bozuyor..
Ben istemiyorum gunun kosturmacasinin huzurumu bozmasini..
Oldugu gibi kabullenirken huzurum da korunmus oluyor..
Bu ara bosladim biraz blogumu, ne olduysa istemeden oluyor..
İcimden araliksiz yazmak paylasmak geliyor ama gunun kosturmacasi buna izin vermiyor.. Yazabilecegim kisitli anlarda ise kelimeler kitleniyor.. Birbirlerine ayak uyduramiyor.
Bu cumartesi gunundeyse; gunes beni yazmaya itiyor, paylasmaya zorluyor..
Yapacak cok sey, gidecek cok yer, paylasacak guzel gunler anlar var unutma diyor, unutturmuyor :)
Bu guzel cumartesi dile gelip guzel bir gelecek vaadediyor.. :)
Mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Temmuz 2012 Cumartesi
8 Aralık 2011 Perşembe
En güzeli ne biliyor musun?
En güzeli ne biliyor musun ; düşünmeye fırsat bulamayacak kadar yoğun olmak..
Rüya görsen bile sabah uyandığında hatırlamamak..
Yeni olmak, yeniden başlamak..
Yağmura doymak, huzur bulmak..
En güzeli ne biliyor musun, küçük mutlulukların kıymetini anlamak..
Birşeyleri uzun süre düşündükten sonra, parçaları vapurda denize bırakmak..
Sıkıntılardan uzaklaşmak..
En güzeli ne biliyor musun, kendi sessizliğine ve kendi tercihlerine sahip olmak..
Rüya görsen bile sabah uyandığında hatırlamamak..
Yeni olmak, yeniden başlamak..
Yağmura doymak, huzur bulmak..
En güzeli ne biliyor musun, küçük mutlulukların kıymetini anlamak..
Birşeyleri uzun süre düşündükten sonra, parçaları vapurda denize bırakmak..
Sıkıntılardan uzaklaşmak..
En güzeli ne biliyor musun, kendi sessizliğine ve kendi tercihlerine sahip olmak..
22 Kasım 2011 Salı
ne yaptın?
Bugün kendin için ne yaptın?
Hayatın koşturmacasında, hep birileri için birşeyler yaparken, sen, kendin için ne yaptın?
Kitap okudun mu dilediğin gibi? İstediğin saatte uyandın mı... İstediğin anda işi gücü bırakıp, bambaşka konulara odaklandın mı? Trafiği görmezden geldin mi acaba..
Sırf canın istediği için yolunu uzattın mı? Aynı şarkıyı aralıksız dinledin mi mesela.. Müziğin sesini istediğin kadar açtın mı? Gözünü kapatıp istediğin hayali kurdun mu? Hayallerine ulaşacak yolu buldun mu? Dışarıdan gelen ses ne olursa olsun, sen iç sesinin ritmini tutturdun mu?
Bugün kendin için ne yaptın, ne seni mutlu eder hiç sordun mu? Şanslıyım dedin mi hiç.. Bir çekilişe katılmadan kazanacağını hissettin mi?
Başkası değil, senin ne düşündüğün / ne hissettiğindir seni mutlu eden, farkettin mi?
Sabahı düşünerek uyuduğunda, gününü nasıl planlarsan öyle geçiyor, denedin mi?
Hayat sen ne planlarsan, onunla geliyor, kendin için ne yaptığının ne kadar önemli olduğunu hissettin mi?
7 Kasım 2011 Pazartesi
Bayram, farklı, güneşli, başka..
İyi bayramlar..
Herkese, sevdikleriyle birlikte, keyif dolu, mutlu, umutlu, huzurlu, bol kahkahalı..
Güneşli günlerin tadını çıkarmak isteyenlere, büyüklerini mutlu edebilenlere..
Herkese, sevdikleriyle birlikte, keyif dolu, mutlu, umutlu, huzurlu, bol kahkahalı..
Güneşli günlerin tadını çıkarmak isteyenlere, büyüklerini mutlu edebilenlere..
Bu bayram hislerim eski bayramlardan çok farklı..
Bayrama yüklediğim anlam farklı, bakış açım başka kaldı..
Bu yüzden bu bayram; herkesin ne beklediğine, nasıl geçmesini istediğine göre değişir, herkes beklediğini bulur umarım..
Ben farklı bir mantık arıyorum , içten gülümsemeleri kazıyorum hafızama..
Onları biriktiriyorum, bir sonraki bayramlara..
Bir anneannede, gelecekteki aile büyüğünü görüyorum..
Bir torunda yeniden çocuk oluyorum..
Benim pamuk babaannemin bana evvel zaman bir bayramda verdiği mendil elimde, onunla yeniden bayramlaşıyorum..
Bir büyükbabanın bayramın ilk gününü nasıl dolu dolu geçirdiğini anımsıyorum..
Anneanne evinde baklava, dedenin kollarında huzur buluyorum..
Her çocuk, her büyük böyle bayram geçirsin diliyorum..
Bir bayram ziyareti bitiyor, ben sonraki bayramı onlar kadar heyecanla bekleyeceğimi biliyorum..
1 Kasım 2011 Salı
Kasım sen ne güzelsin, her günün böyle geçer misin??
Kasım geldi, beklenen, özlenen, hadi artık dedirten ilk günü çok keyifli, çok da güzel geçti..
Her günü keşke böyle olsa dedirtti, eski dostlardan yeni haberler, süpriz gelişmeler, beklenen telefon, beklenmeyen ama ne güzel oldu dedirten gelişmeler.. Özlenen aile büyükleri, mıncıklanma seasından asla kurtulamayacak küçümenlerle ne keyifliydi..
Suyun altında dakikalarda nefesini tutup, hızla su yüzünde daha gözler açılmadan alınan en derin, oh dedirten, yaşadığını hissettiren nefesti..
Kasım sen ne güzelsin, her günün böyle geçer misin??
31 Ekim 2011 Pazartesi
Gereksiz Ekim'in Son gününden Sevgilerle
Bugün keyfim yerinde, gitmedi bir yerlere, hatta yerleşmeye karar verdi, uzunca bir süre benimle kalacakmış.. Söz verdi.. Israr da etti, kıramadım kal tabi , burası senin de sayılır dedim =)
Gereksiz Ekim'in Son gününde, sendromsuz Pazartesi'ye merhaba derken karşıma geçen sene Mayıs ayının tatlı , mutlu, umutlu mailleri çıktı.. Okudukça güldüm, bunları gerçekten ben mi yazdım dedim.. En son , maillerden birinde ' tek kişilik tiyatro oyununun çok rollü oyuncusu ' imzasını attığımı görünce hayretler ettim..
Majestelerinin haftasonu çalışma arzusu mu, kulların tavsiye mektubu mu daha komikti karar veremedim..
Ama en güzeli, durup dururken , geçmişe dönüp gülebilmeyi sevdim.. Geyik yapmayı seven ama altında ince & akıllı mesajlar verebilen çok iyi arkadaşlarım var benim.. Hayatı yeri gelince ti ye alabilen.. Alamadığı yerde traji-komik mevcut duruma gülebilen.. Bir de yardıma giderken , yardıma muhtac olabilme ihtimaline gülüp, güldüğü başına gelen.. =)
Bugün keyfim yerinde benim, uzun zaman da buralarda olacak, beklerim..
Sevgilerimle
Mili - traji-komik hikayelerin gereksiz gülebilen oyuncusu
27 Ekim 2011 Perşembe
Kasım gelsin derken, kışı beklerken..
Kasım gelsin artık, Ekimin sonuna geldik zaten, neredeyse bitti, şu 3 gün de çabucak geçsin..
Hayat ne garip Eylülde dört gözle Ekimi beklemiştim, Ekim olsun tatile gidip bol bol gezmek için gün saymıştım.. Tatil bitti , gitti, ben geri gelip sanki hiç tatil yapmamış hissiyatı ile derslere koşturmaya başladım.. Şimdi Kasım gelsin diyorum, bayram gelsin, aile büyükleri ile toplanılsın.. Anneanne baklavası yensin, çocuklar sevilsin, benim dünyalar güzeli kurabiyem el öpsün..
Bu bayram söz verdim kendime burada olmak için.. Saydım son 4 bayramda da burada değildim.. Bayramlaşmayı özledim.. Bayram sabahı kahvaltılarımızı , birarada kocaman bir aile olmayı özledim..
Zaten bu bayram burada olabilmek için tatil planımı öne çektim, bayram gelmeden gittim geldim..
Muhtemelen bir daha bu kadar uzun süre tatil yapmayabilirim, ya da fırsat yaratamayabilirim..
Bu aralar anı yaşamaya, kıymet bilmeye odaklandım.. Geri kalan herşeyi boşverebilirim..
Aileden, dostlardan , mutluluktan ve sağlıktan önemlisi yok, bunlar haricinde hiçbir şeye kafa yoramayabilirim..
Bir yandan son zamanlarda kafamı yoran, canımı sıkan ne varsa affettim ve hayatımdan sildim, bir daha onlara denk gelmeyebilirim.. Karşılaşsak görmeyebilirim, konuşsalar duymayabilirim..
Ben en çok ekim ayının bu yönünü sevdim, hemencecik bitsin isteme sebebim de bu benim..
İyi-kötü geldi, geçti hadi artık bitsin, ben çok sevdiğim Kasıma heyecanla kucak açabilirim..
Bir de sizin de hayatınızda, ağırlık yapan, yoran, kafa kurcalayan, yersiz duran, gereksiz bulunan ne varsa, her kim olursa silinsin gitsin dileğim.. Hafifleyin, ağırlıklarınızdan kurtulun temennim..
İyi gelecektir Kasım, eminim..
3 Ağustos 2011 Çarşamba
Milagros Dünyanın bir yerinden bildiriyor
Nereye gidersen git, huzur senle birlikte geliyor..
Çevremde az da olsa, huzuru olduğu yere taşıyan insanlar var..
Onlar içten gülümsüyor, hayat ne getirirse getirsin , çizgisini bozmuyor, isyana yönelmiyorlar..
Öğrenmekten ayrı keyif alıyor, dinlerken bakışları ile bambaşka bir dünya sergiliyor..
İyi geliyor, iyi hissettiriyorlar..
Onlarla hayat ayrı keyifli oluyor, onları dinlemek ayrı huzur veriyor...
Çevremde az da olsa, huzuru olduğu yere taşıyan insanlar var..
Onlar içten gülümsüyor, hayat ne getirirse getirsin , çizgisini bozmuyor, isyana yönelmiyorlar..
Öğrenmekten ayrı keyif alıyor, dinlerken bakışları ile bambaşka bir dünya sergiliyor..
İyi geliyor, iyi hissettiriyorlar..
Onlarla hayat ayrı keyifli oluyor, onları dinlemek ayrı huzur veriyor...
18 Temmuz 2011 Pazartesi
Ben..
Ben aniden gider oldum.. Hızlı kararlar verir oldum.. Kulakları yarı duyar, gözleri uzak görür oldum..
Hiç uğraşmıyorum senle hayat.. Çarşamba esiyor, 15 dakika içinde karar verip bilet alıyor, perşembe sabah kendimi bambaşka yerlerde buluyorum.. Valiz hazırlamak bile dert değil artık.. Unuttuğum her ne olursa olsun önemli değil diyorum..
Önceliklerimi biliyorum hayat, ben senin kurallarınla artık oynamıyorum.. İnsanoğlu kuş misali, bir gün orda, hooop öbür gün burada diyorum =)
İçimden geleni, içimden geçen zamanda yapıyorum.. Ben bu aralar az kırılıyorum.. Özensiz seçilmiş kelimeleriyle canımı acıtmaya çalışana anında sırtımı dönüyorum.. Susmak yerine yok sayıyorum.. Kızmak yerine görmemezlikten geliyorum..
Dört koca gün boyunca; istediğim anda suya sırt üstü uzanabilmek, gün batımını elimde şarap kadehi ile izlemek, gece güvertede yıldızları seyrederek uyumak ve güne yüzümü denizde yıkayarak başlamaktan başka hiçbir şeyle ilgilenmedim.. Hiçbir şey düşünmedim..
Ben en çok ani kararlarımı sevdim.. Hızlı karar almayı benimsedim =)
10 Haziran 2011 Cuma
Uykuyla uyanıklık arası.. Bir rüyanın tam ortası..
Hayat bu ara sakin, anlayışlı ve uysal.. Uykuyla uyanıklık arası.. Sanki bir rüyanın tam ortası.. Hep olmak istenen , resmedilen fotoğraf karesi.. Yönlendirmesi kolay, düşünülesi..
Sesimin bu aralar pek çıkmamasının sebebi de bu aslında..
Tadını çıkartıyor(d)um.
Önemli kararlar çok düşünülerek verilmiyor(muş) , öğreniyor(d)um..
Yaz sabahlarına pencere açık , hafif bir esinti ile uyanmak, çalar saatin alarmına fark atıyormuş, hissediyordum..
Boş tuvale yeni manzaramı resmediyor(d)um..
Ben bu aralar, uykuyla uyanıklık arası, gülümsüyor(d)um..
Sesimin bu aralar pek çıkmamasının sebebi de bu aslında..
Tadını çıkartıyor(d)um.
Önemli kararlar çok düşünülerek verilmiyor(muş) , öğreniyor(d)um..
Yaz sabahlarına pencere açık , hafif bir esinti ile uyanmak, çalar saatin alarmına fark atıyormuş, hissediyordum..
Boş tuvale yeni manzaramı resmediyor(d)um..
Ben bu aralar, uykuyla uyanıklık arası, gülümsüyor(d)um..
22 Mayıs 2011 Pazar
Nefes..
Gün güneşli ve güzel ya bir kaç gündür.. Ruhum sokaklarda, özgür... İçim kıpır kıpır..
Sabah uyanır uyanmaz cam açılası bir sabaha uyanmakla, derin bir nefes almak ne büyük mutluluk!! =)
Bir de tabi tatilin yaklaşması..
Biz bu hafta 4 günlük bir kaçamak yapıyoruz..
Kanal turu, bisiklet gezisi, alışveriş derken günlük planlar belirlendi..
Bir yandan da yaz tatili planları yapılıyor..
Tatil düşünmek/ planlamak bana herşeyi unutturuyor..
Cumartesi sabahı Dryuss la kendimizi Karaköyde bulduk.. Mr.Pink ile çekilen fotoğrafları tab ettirmeye gittik.. Aman ne heyecan bendeki, sormayın gitsin.. Koşa koşa gittik, Vapura binmek ayrı keyif, fotoğraf çekmek ayrı..
Fotoğrafların hazır olmasını beklerken kendimizi Namlı ya kahvaltıya atıverdik... Hmmm leziz.. Deniz havası, keyifli kahvaltı, bol kahkaha, hoş sohbet.. Çay keyfi ayrı kahve keyfi ayrı güzeldi..
Cumartesi keyiflidir, turist gibi Karaköyde gezerseniz çok eğlencelidir..
Ama daha güzeli, heyecanla tatili beklemektir.. Hayat doğru yerde doğru zamanda olursanız çok güzeldir..
Ama daha güzeli, heyecanla tatili beklemektir.. Hayat doğru yerde doğru zamanda olursanız çok güzeldir..
5 Şubat 2011 Cumartesi
Yakın zamanda,
Yakın zamanda değişecek yer gök, korkular yok, huzur daim olacak.. Çok yakında.. Biliyorum, hissediyorum..
Geri kalanındaysa; günün koşturmacası, kahve keyfi telaşı var.. Herşey yolunda.. Hatta tatil planları azar azar..
Küçük kaçamakları hakediyor ruhum.. arada ödül gerekiyor...
Sadece ait olduğum yerde; olmak istediğim kadar olamamak beni yoruyor.. Bir de istediğim kadar kitap okuyamamak..
Hep tek derdim bu olsa keşke.. Güneşli cumartesinden sevgilerle.. Ben günün koşturmacası ve haftasonu yapılacaklarına geri dönüyorum..
=)
Geri kalanındaysa; günün koşturmacası, kahve keyfi telaşı var.. Herşey yolunda.. Hatta tatil planları azar azar..
Küçük kaçamakları hakediyor ruhum.. arada ödül gerekiyor...
Sadece ait olduğum yerde; olmak istediğim kadar olamamak beni yoruyor.. Bir de istediğim kadar kitap okuyamamak..
Hep tek derdim bu olsa keşke.. Güneşli cumartesinden sevgilerle.. Ben günün koşturmacası ve haftasonu yapılacaklarına geri dönüyorum..
=)
27 Ocak 2011 Perşembe
Kısa kısa
Güne anlam katan; hiç beklemediğin anda karşına çıkan, kahve ve sohbetiyle seni olduğun dünyadan koparıp bambaşka bir dünya yaratan kocaman bir gülümsemeye sahip biri olabilirmiş..
Gözünü kapatıp, en mutlu olduğun anı düşünmek günün devamında havanı değiştirebilirmiş..
Dinlenen bir şarkı geleceğe umutla bakmanı sağlayabilirmiş..
Bir sabah kalktığında; hayat sana beklemediğin süprizler yapabilirmiş..
Baktığın yerden herşey karanlık göründüğünde; bakış açını değiştirmek hayatını değiştirebilirmiş..
Beklentilerini sıfırladığında, başkalarına bağlı seni mutsuz eden nedenler bir anda anlamsızlaşabilirmiş..
Hiçbir şey vazgeçilmez değilmiş..
Sağlığın önüne hiçbir şey geçemezmiş..
Düşüncelere hükmedilebilirmiş..
Hiç ummadığın bir anda yanında beliriveren dosttan asla zarar gelmezmiş..
Dost bazen acı söylermiş, ama ne söylerse söylesin senin iyiliğin içinmiş..
Gözünü kapatıp, en mutlu olduğun anı düşünmek günün devamında havanı değiştirebilirmiş..
Dinlenen bir şarkı geleceğe umutla bakmanı sağlayabilirmiş..
Bir sabah kalktığında; hayat sana beklemediğin süprizler yapabilirmiş..
Baktığın yerden herşey karanlık göründüğünde; bakış açını değiştirmek hayatını değiştirebilirmiş..
Beklentilerini sıfırladığında, başkalarına bağlı seni mutsuz eden nedenler bir anda anlamsızlaşabilirmiş..
Hiçbir şey vazgeçilmez değilmiş..
Sağlığın önüne hiçbir şey geçemezmiş..
Düşüncelere hükmedilebilirmiş..
Hiç ummadığın bir anda yanında beliriveren dosttan asla zarar gelmezmiş..
Dost bazen acı söylermiş, ama ne söylerse söylesin senin iyiliğin içinmiş..
30 Eylül 2010 Perşembe
Onun Renkleri
Elimizde fırçalarımız yanıbaşımızda gökkuşağı, bu aralar kendi hayatımızı renklendiriyoruz..
Onun renkleri hep canlı, hep umut dolu.. Her sabah gökyüzünü farklı bir renge boyuyor, gülüyoruz..
Bazen pembe gözlüklerle bakmalı hayata diyor, her yanı toz pembe görüyoruz..
Yarın sabah uyandığınızda benim gözümden bakarsanız hayata, gökyüzü yeşil olacak, ağaçlar mavi, yollar lila, çiçekler sarı , bordo , turuncu..
Deniz yarın beyaz, bulutlar kızıl..
Rengarenk çakıl taşları ile oynuyoruz, biz bu aralar hayatımızdaki herşeyi renklendiriyoruz..
=)
Onun renkleri hep canlı, hep umut dolu.. Her sabah gökyüzünü farklı bir renge boyuyor, gülüyoruz..
Bazen pembe gözlüklerle bakmalı hayata diyor, her yanı toz pembe görüyoruz..
Yarın sabah uyandığınızda benim gözümden bakarsanız hayata, gökyüzü yeşil olacak, ağaçlar mavi, yollar lila, çiçekler sarı , bordo , turuncu..
Deniz yarın beyaz, bulutlar kızıl..
Rengarenk çakıl taşları ile oynuyoruz, biz bu aralar hayatımızdaki herşeyi renklendiriyoruz..
=)
24 Eylül 2010 Cuma
Nasıl..
Nasıl geçmiş bunca vakit, nasıl anlamamışım..
Dönüp baktığımda yaşanan bir sürü an, hüzün dolu bazen, çoğu zaman mutlu, her zaman umutlu, kahkaha dolu..
Nasıl geçmiş bunca vakit, ben bir yılı daha devirmişim..
Bir önceki yaşımı ve yaşadıklarımı, bir önceki kadar çok sevmişim..
Her geçen gün daha da sıkı bağlanmışım hayata, bir önceki günden daha derin nefes almışım, bir sonraki gün uyandığımda..
Her gün aynı gibi gelmiş bazen, ama her günüm farklıymış, kendine hasmış, çok özelmiş aslında..
Her sorana 22 demişim, dostlarla sohbet ederken nasıl da 10 yıl öncesinden bahsetmişim..
Özlediklerim hep aynı özenle kalmış, hep dönmek istemişim.
Vapur sefalarımızın yerini hiçbir şey tutmaz demişim, bir yandan iş çıkışı buluşmalarımızın vazgeçilmezliğini ilan etmişim..
Hepsini çok sevdiğimden belki de, her gittiğim yerde yanımda olsun anılar demişim..
Ben bir yaş daha büyüdüm, içimdeki çocuk bana inat büyümemeye yeminli..
Tek isteğimse geleceğin bu günümü aratmaması ve onun bu yemininden vazgeçmemesi..
Huzur kocaman bir gülümsemedir, aniden gelir kapınızı çalar..
Süprizlerle dolu iki günün ardından;
'Onlar benim şansım, iyi ki varlar..'
9 Mayıs 2010 Pazar
Anlatılmaz, yaşanır..
Öyle bir hafta sonuydu ki, içinde tüm özlenenleri barındırdı..
Çok güldüm, çok eğlendim, çok gezdim, çok öğrendim, çok yaşadım , tadını çıkardım, dolu doluydu, çok çocuktum, çok mutluydum..
Özgürdüm, kanatlarım vardı sanki, gözüm hep gökyüzünde..
Haftasonu bitse de ruh halim değişmedi, haftaya enerjik başlamanın en güzel yolu, hakkı verilmiş haftasonudur bence..
Haftasonu anlatılmaz yaşanır ama az da olsa hissi tarif edilmeliyse, benim için budur :
Anneler günü ise bu haftasonuna yakışan en anlamlı gündü bence, ailece bir arada yapılan brunch ve annemle doya doya pazarın tadını çıkarmak..
İyi ki varsın annem, iyi ki birlikteyiz..
4 Mayıs 2010 Salı
Çok Özledim..
Üniversite yıllarımı, dertsiz tasasız günlerimi, vapur sefalarını, taksim kaçamaklarını, bilardo oynamayı, güneşin tüm gün tadını çıkarmayı çok özledim..
Vakit öldürmeyi, sabahlara kadar kitap okuyabilmeyi, istediğim saatte kalkmayı, anlık kararlarla günümü şekillendirmeyi, istediğimi istediğim anda yapabilme özgürlüğümü, ders kırmayı, dostlarla uzun uzadıya muhabbeti, zaman sınırı olmamasını.. çok özledim..
Her günü tatil ilan etmeyi, sorumluluk taşımamayı, saatlerce sohbet etmeyi, eh hadi artık eve gidelim demeyi, yarın ne yapsak acaba sorusuna 50 tane cevap bulup, sonra alternatifleri günlere yaymayı, üniversite bahçesinde çimlere uzanmayı, vapura son dakika yetişmeyi... çok özledim..
Üniversite arkadaşlarımlaydım bugün... Her ay buluşuruz, mezun olduğumuz günden bu yana geçen zamana inat, her buluşmamızda daha da kenetleniriz birbirimize.. 6 sene oldu mezun olalı, zaman su gibi akıp geçmiş, anlamamışız bile..
Gerçek dostluk bizimkisi, iyi günde kötü günde.. Hep anlatacak birşeyler bulan 5 çocuğuz hala.. Hayat bizi farklı alanlara sürüklese de...
Bugün düşündüm de, hiç değişmemişiz birbirimize karşı.. İyi ki varlar dedim içimden... İyi ki büyümemişiz dedim bir de..
Büyüsek hayat daha zor olurdu, bu kadar eğlenemez, buluşmalarımız için bu kadar heyecanlanamazdık..
Buluşma maillerimiz kısa ve net olur, görüşmek üzere mesajı ile sonlanırdı.. Oysa bizimkiler bitmek tükenmek bilmeyen maillerle dolu, hep verecek bir cevap, hep bir ekleme..
İyi ki varlar , hayatımda hep olmalılar ve biliyorum hep olacaklar.. Yılların eskitemediği dostlar onlar..
Vakit öldürmeyi, sabahlara kadar kitap okuyabilmeyi, istediğim saatte kalkmayı, anlık kararlarla günümü şekillendirmeyi, istediğimi istediğim anda yapabilme özgürlüğümü, ders kırmayı, dostlarla uzun uzadıya muhabbeti, zaman sınırı olmamasını.. çok özledim..
Her günü tatil ilan etmeyi, sorumluluk taşımamayı, saatlerce sohbet etmeyi, eh hadi artık eve gidelim demeyi, yarın ne yapsak acaba sorusuna 50 tane cevap bulup, sonra alternatifleri günlere yaymayı, üniversite bahçesinde çimlere uzanmayı, vapura son dakika yetişmeyi... çok özledim..
Üniversite arkadaşlarımlaydım bugün... Her ay buluşuruz, mezun olduğumuz günden bu yana geçen zamana inat, her buluşmamızda daha da kenetleniriz birbirimize.. 6 sene oldu mezun olalı, zaman su gibi akıp geçmiş, anlamamışız bile..
Gerçek dostluk bizimkisi, iyi günde kötü günde.. Hep anlatacak birşeyler bulan 5 çocuğuz hala.. Hayat bizi farklı alanlara sürüklese de...
Bugün düşündüm de, hiç değişmemişiz birbirimize karşı.. İyi ki varlar dedim içimden... İyi ki büyümemişiz dedim bir de..
Büyüsek hayat daha zor olurdu, bu kadar eğlenemez, buluşmalarımız için bu kadar heyecanlanamazdık..
Buluşma maillerimiz kısa ve net olur, görüşmek üzere mesajı ile sonlanırdı.. Oysa bizimkiler bitmek tükenmek bilmeyen maillerle dolu, hep verecek bir cevap, hep bir ekleme..
İyi ki varlar , hayatımda hep olmalılar ve biliyorum hep olacaklar.. Yılların eskitemediği dostlar onlar..
28 Ağustos 2009 Cuma
Hayat hep turuncu olmalı

Hayat hep turuncu olmalı
İnsanın içini ısıtmalı, tatlı bir gülümseme gibi, yüreğine dokunmalı..
Beraberinde süprizler getirmeli, şaşırtmalı.. Gökyüzüne süzülen rengarenk yüzlerce balon olmalı..
Sarı, yeşil , mavi, kırmızı..
Ve her biri ayrı bir mutlu an barındırmalı, seyrederken için kıpır kıpır, yüzünde muzur bir gülümseme, yeni balonların telaşı olmalı..
ve hayat hep turuncu olmalı..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yine...
Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...
-
Elimizde fırçalarımız yanıbaşımızda gökkuşağı, bu aralar kendi hayatımızı renklendiriyoruz.. Onun renkleri hep canlı, hep umut dolu.. He...
-
Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...
-
Aci gecmiyor. Ozlem gecmiyor. Kayiplarin ardindan.. Tarihe notum olsun, ilk gunku gibi hersey... Zaman oylece duruyor..


