Mozart ile başladıysam güne.. Hava böyle güneşli ve neşeli!
Akşam B. nin doğum günü yemeği.. Bayram için tatil planı kesinleşmişse, herkesin keyfi & sağlığı yerindeyse.. Daha senden ne isterim?? Ne beklerim.. Tabii ki hiçbir şey..
Çok şükür der , heyecanlı haftasonuma devam ederim! =)
haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ağustos 2011 Cumartesi
15 Ağustos 2011 Pazartesi
Herşey böyle başladı..
Herşey bir hamak hayali ve bu şarkı ile başladı..
Bu yüzden perfect colors blogun adı..
Bir arkadaşım aşkı ; dinlemekten bıkmadığın şarkı olarak tanımlamıştı ,
'' O şarkıyı dinlemekten sıkılmıyorsan, Onu sevmekten de sıkılmazsın..''
Kim bilir? Belki, bir gün..
Harry Potter üzgünüm, çok geç kaldım, bunu nasıl yaptım ? =/
Ben nasıl olur da Harry Potter izlemek için bu kadar geç kalırım..
Bunu kendime nasıl yaparım???
Haftasonu fırsat bulup keyifle DVD player a film taktım, önce çok duyduğum Kaybedenler Kulübünü izledim.. Elimde kahvem, kafam bomboş, yetişmem gereken bir plan yok oh ne güzel dedim...
Yetmedi.. Başka filmler de izlemek istedim..
Bir aydır DVDlerimin arasında duran 7 film set ( son film hariç) Harry Potter a uzandım...
İlk film Felsefe taşı..
Evirdim , çevirdim, izler miyim, izlemez miyim derken , kahvemi aldım izlemeye başladım..
Sevgili dostlar, arkadaşlar , izleyenler, sevenler, merak edenler, size sesleniyorum, insan hiç mi uyarmaz, hiç mi söylemez, otur izle demez =)
İşi gücü bıraktım aklım fikrim kalan filmleri izlemek oldu.. Yerde süpürge görünce aklım uçar oldu..
Şimdiki çocuklar şanslı, benim çocukluğumda Harry Potter olsaydı, bu hayal gücü ile çok başka yerlerde olurdum =) İpek Ongun kitapları okuyacağıma, Harry Potter kitaplarının kurdu olurdum..
Game gear oynayacağıma süpürge ile uçma hayallerim olurdu, bir yerimi mutlaka kırardım, ama olsun pes etmez tekrar tekrar uçma denemeleri yapardım, yetmezdi arkadaşlarımı ikna eder, onların denemelerini izlerdim.. =)
Bir önceki jenerasyona göre renkli televizyon gördüğüm izlediğim için şanslıydım, ama 3D şirinler izleyen, Harry Potter ile tanışan bu jenerasyona göre şanssızım.
.
Kıskandım, kıskanıyorum, kıskanacağım =)
PS: Filmdeki yemek salonunu Oxford Christ Church de görmüş, orada bulunmuş biri olarak filmi izledikten sonra tekrar gidesim geldi..
22 Mayıs 2011 Pazar
Nefes..
Gün güneşli ve güzel ya bir kaç gündür.. Ruhum sokaklarda, özgür... İçim kıpır kıpır..
Sabah uyanır uyanmaz cam açılası bir sabaha uyanmakla, derin bir nefes almak ne büyük mutluluk!! =)
Bir de tabi tatilin yaklaşması..
Biz bu hafta 4 günlük bir kaçamak yapıyoruz..
Kanal turu, bisiklet gezisi, alışveriş derken günlük planlar belirlendi..
Bir yandan da yaz tatili planları yapılıyor..
Tatil düşünmek/ planlamak bana herşeyi unutturuyor..
Cumartesi sabahı Dryuss la kendimizi Karaköyde bulduk.. Mr.Pink ile çekilen fotoğrafları tab ettirmeye gittik.. Aman ne heyecan bendeki, sormayın gitsin.. Koşa koşa gittik, Vapura binmek ayrı keyif, fotoğraf çekmek ayrı..
Fotoğrafların hazır olmasını beklerken kendimizi Namlı ya kahvaltıya atıverdik... Hmmm leziz.. Deniz havası, keyifli kahvaltı, bol kahkaha, hoş sohbet.. Çay keyfi ayrı kahve keyfi ayrı güzeldi..
Cumartesi keyiflidir, turist gibi Karaköyde gezerseniz çok eğlencelidir..
Ama daha güzeli, heyecanla tatili beklemektir.. Hayat doğru yerde doğru zamanda olursanız çok güzeldir..
Ama daha güzeli, heyecanla tatili beklemektir.. Hayat doğru yerde doğru zamanda olursanız çok güzeldir..
2 Mayıs 2011 Pazartesi
Bambaşka bir haftasonu..
Haftasonu hep özeldir, hep güzeldir.. Ama bu sefer bir başkaydı..
Sabah keyifli bir toplantı, yüzlerde gülümseme ve canımın bir parçasının aldığı ödülle, gururla başlar, öğlen eski dostla yeni hobinin ilk adımları ile devam eder, kahve sohbeti ile şenlenir, akşamı ayrı eğlence barındırırsa; üstüne bir de / yetmezmiş gibi Pazarı bol kahkaha ile başlar, Japon fotoğrafçı Moda'da görülür, çekim yapılır; gelene geçene ayrı bir hikaye yazılır; kimi zaman 'mantı yiyerek 46 kilo nasıl verilir' isimli kitabım yakında piyasada, mutlaka alın denir, kimisine de 'türkü kasetim çok yakında müzik marketlerde ' denirse; hatta bir ara yoldan geçenlerden biri 'Artiiiizzz misin' sen derse; hafızaya unutulmazlar listesine yer eder..
Biz bu haftasonu çok eğlendik..
Güneşi gören bünyenin bastırılamaz sevincinden midir, B(ego) nun enerjisinden midir, Japonun çekimlerinden mi bilemedim ama; her saniyesi beraberinde kahkaha getirir..
Tabi bir de haftasonu kabiliyet gerektirir =) Henüz Canon makinesine yeni yeni alışmaya / öğrenmeye çalışan bendeniz; arkası flu fotoğraflar çekmeyi becerebilirsem şayet; yakın zamanda burada paylaşacağım...
Ama ışığı rengi bozuk, fotoğrafın tüm kurallarına aykırı birkaç örnek isterseniz; çok yakında burada olacak..
B(ego) nun anlatımıyla hayran kaldığım, görür görmez heyecanlandığım Diana çok yakında geliyor.. Bu aralar sadece Björk, Massive Attack, Royksopp dinleyen ben; Mr.Pink' ten başka bir şey düşünemez oldum..
Fotoğraf kuralları altüst ediliyor.. Nasıl mı? Lomography süprizlerle dolu..
İşte size birkaç bilgi:
Eski Rus mercek fabrikası Lomo tarafından üretilen ve hâlen çok ilgi çeken LC-A modeli, 1991 yılında Çek Cumhuriyeti gezileri sırasında bir grup Viyana'lı öğrenci tarafından özel merceği ve ilginç etkilerle şekillendirdiği farklı fotoğraf dokusu üreten bir makina olarak keşfedilince, doğu bloğu ülkelerinde uzun zamandır bilinen bu fotoğraf makinası batı ülkelerinde de bir moda halinde tanınmaya başladı.
Lomo LC-A ile çekilmiş örnek fotoğraf1994 yılında New York ve Moskova'da açılan ilk Lomo sergilerinin ardından kendine has bir doku üreterek çalışan bu makinanın kullanıcıları Lomografi akımını tanımladılar. Vizörden bakmadan, belli bir konum ve çerçeveye bağlı olmadan çekilen, netlik, doğru kadraj gibi teknik sınırlamaların reddedildiği bu anlayışla çekilen fotoğrafların yayımlandığı özel sergiler ve daha sonra internet siteleri açıldı. Alanda en çok tanınan sitenin yürütücüsü Avusturya'lı Lomographische AG, Lomography markasını ticari anlamda saklı tutmaktadır.
Eastman Kodak tarafından ortaya atılan "Kodak anı" kavramına benzer biçimde, Lomografi de "düşünme, çek" deyişini temel alan bir fotoğraf anlayışı yaratmıştır. Rastgele, yakın-plan, her tür bozulma etkisine açık, net olmayan ve genellikle doğal olmayan renklerden oluşan lomoğraflar kendi içinde, bu yaklaşıma bağlı bir estetik içinde değerlendirilmektedir.
Lomographische AG tarafından, Lomo LC-A dışında Holga, Holga 35mm, Actionsampler, Frogeye, Pop-9, Oktomat, Fisheye, Fisheye2, Colorsplash, Colorsplash Flash, F-stop Bang, SuperSampler, Horizon 202, Seagull, TLR ve Smena 8M modellerinin satışını sürdürmektedir.
Lomografçıların akıma sadakat anlamında şekillendirdikleri ve Lomographisce tarafından desteklenen 10 Kural bulunmaktadır:
10 Altın Lomografi Kuralı
1. Kameranızı gittiğiniz her yere götürün. Nerede ne ile karşılacağınızı asla bilemezsiniz.
2. Kameranızı günün her saati kullanın, gündüz ve gece. Çünkü her anın ayrı bir hissi var.
3. Kameranız hayatınızın akışını engellememeli; onun bir parçası olmalı. Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...
4. Kameranızı farklı açılarda tutun. Deklanşöre basarken, ne çektiğinizi görmek zorunda değilsiniz.
5. Kameranız elinizdeyken, yakınlaşmaktan korkmayın. İçinizde fotoğraf çekme arzusu oluşturan nesne ya da kişiyi mümkün olduğunca yakın markaja alın.
6. Düşünmeyin! Kameranızı alın, dışarı çıkın ve önünüze geleni çekin.
7. Hızlı olun! Saniyenin onda biri bile önemli. Ayarlarla vakit kaybetmeyin.
8. Film üzerine ne kaydettiğinizi önceden bilmek zorunda değilsiniz. Rastlantılara izin verin. Hayatın keyfini çıkartmaya bakın.
9. Sonradan da... “Aaa! O ne? Bunu ne zaman çekmişim? Nerde çekmişim?” Beyninizi bu tür sorularla meşgul etmeyin.
10. Kuralları kafanıza takmayın. 10 Altın Kural’ı unutun. Canınız ne istiyorsa, onu yapın.
9. Sonradan da... “Aaa! O ne? Bunu ne zaman çekmişim? Nerde çekmişim?” Beyninizi bu tür sorularla meşgul etmeyin.
10. Kuralları kafanıza takmayın. 10 Altın Kural’ı unutun. Canınız ne istiyorsa, onu yapın.
Alıntı Wikipedia http://tr.wikipedia.org/wiki/Lomografi
26 Nisan 2011 Salı
Pazardan kalan, haftasonunun ardından bakan..
Bu hafta sonunu; bir önceki bir çoğundan farklı kılan bayram neşesi, çocuk olabilmenin, çocuk kalabilmenin verdiği enerjiydi..
Büyümeye isyan eden , büyümemek için çaba gösteren içimdeki çocuğa emanet hafta sonunda O; nedensiz güldü, çok eğlendi, içten gülümsedi.. Uzun bir aradan sonra ilk defa az düşündü, az önemsedi..
Gökyüzü güzeldi, etraf yeşildi, bahar kendini hissettirdi..
Dolu dolu, çok huzurlu, az telaşlı, bol kahkahalı geçti gitti..
İyi geldi, keyifliydi.. Onlarla güzeldi..
=)
Haftasonu ilaç gibidir, ruhu temizler, iyi gelir.. Daha ne denir.. (=
Büyümeye isyan eden , büyümemek için çaba gösteren içimdeki çocuğa emanet hafta sonunda O; nedensiz güldü, çok eğlendi, içten gülümsedi.. Uzun bir aradan sonra ilk defa az düşündü, az önemsedi..
Gökyüzü güzeldi, etraf yeşildi, bahar kendini hissettirdi..
Dolu dolu, çok huzurlu, az telaşlı, bol kahkahalı geçti gitti..
İyi geldi, keyifliydi.. Onlarla güzeldi..
=)
Haftasonu ilaç gibidir, ruhu temizler, iyi gelir.. Daha ne denir.. (=
24 Mart 2011 Perşembe
Yorgunum, Yorgunsun,Yorgun
Yorulmaktan yoruldum.. Yorgunluğa alıştı zannettiğim bünyem her sabah alarm veriyor..
Uyanamıyor, yataktan kalkamıyorum..
Yorgunum..
Yapılacaklar listesi boyumu aştı, her geçen gün listeye yeni bir yapılacak ekleniyor, yetişemiyorum..
Haftasonu uzaktaydım, etkisinden kurtulamıyorum.. Havaalanında ayaklarım geri geri giderken; uçağın rötar yapması 'biraz daha buradayım ne güzel' mutluluğu verirken, İstanbula dönüş ve adapte olamama, birikmiş bir sürü iş ve yapılacaklar Pazartesi sabahı kapıda beni bekliyordu..
Ben kaçmaya çalışırken daha fazlası beni buldu..
Güzel şeyler olmuyor mu? Tabii ki oluyor.. Zaten onlar sayesinde gün; yaşanılası hale geliyor, anlam kazanıyor..
Haftasonundan akılda çok güzel anlar, kahkahalar vardı.. Ama döndüğümde birşeyler eksik , bir yanım orada kaldı..
Dönmesi dört gözle beklenen var, orada iyi olduğu bilinen.. ama çok özlenen..
Bundan sonra inşallahlarda çabuk gelmesi, zamanın çabuk geçmesi dilenen..
Uyanamıyor, yataktan kalkamıyorum..
Yorgunum..
Yapılacaklar listesi boyumu aştı, her geçen gün listeye yeni bir yapılacak ekleniyor, yetişemiyorum..
Haftasonu uzaktaydım, etkisinden kurtulamıyorum.. Havaalanında ayaklarım geri geri giderken; uçağın rötar yapması 'biraz daha buradayım ne güzel' mutluluğu verirken, İstanbula dönüş ve adapte olamama, birikmiş bir sürü iş ve yapılacaklar Pazartesi sabahı kapıda beni bekliyordu..
Ben kaçmaya çalışırken daha fazlası beni buldu..
Güzel şeyler olmuyor mu? Tabii ki oluyor.. Zaten onlar sayesinde gün; yaşanılası hale geliyor, anlam kazanıyor..
Haftasonundan akılda çok güzel anlar, kahkahalar vardı.. Ama döndüğümde birşeyler eksik , bir yanım orada kaldı..
Dönmesi dört gözle beklenen var, orada iyi olduğu bilinen.. ama çok özlenen..
Bundan sonra inşallahlarda çabuk gelmesi, zamanın çabuk geçmesi dilenen..
14 Mart 2011 Pazartesi
Bir ( pazartesi ) varmış, bir ( pazartesi ) yokmuş..
Güneşli güne uyanıp gülümsemeye rağmen, insanın içi uyurmuş..
Uyanıp güne hemen başlamak isterken, ayakları geri gidiyormuş..
Hem zaman geçsin, çabucak akşam olsun, hem de zaman dursun istiyormuş..
İçinden geçen şarkı ise Depeche Mode - Enjoy the silence olmuş..
Bir ( pazartesi ) varmış, bir ( pazartesi ) yokmuş...
Uyanıp güne hemen başlamak isterken, ayakları geri gidiyormuş..
Hem zaman geçsin, çabucak akşam olsun, hem de zaman dursun istiyormuş..
İçinden geçen şarkı ise Depeche Mode - Enjoy the silence olmuş..
Bir ( pazartesi ) varmış, bir ( pazartesi ) yokmuş...
21 Şubat 2011 Pazartesi
Anlatacaklarimvar.com
Yok henüz böyle bir site.. Ama yakında olacak.. bütün bloglar bence bu adrese bağlanacak..
Anlatacaklarım var.com.. Anlatıyorum;
Denedim gördüm, uzaklaşmak , aklındakilerden uzaklaşmadığın sürece hiçbir işe yaramıyormuş.. Bazı insanlar sen uzaklaşmanın tadını çıkarama diye deli gibi uğraşıyormuş.. Eski dostlukların yerini hiçbir şey/hiç kimse tutamıyormuş, zormuş.. Susmak bazen çok tehlikeli olabiliyormuş.. Anlaşılamamak çok zormuş..
Arkadaş için insanın içi titriyormuş (P, çabuk iyileş..) Mayıs ayı için şimdiden plan yapmak ne büyük mutlulukmuş..
İnsan en çok ailesini özlüyormuş, yol yoruyormuş, ne olursa olsun bembeyaz kar huzur veriyormuş, her yıl kar tatili olsa ne güzel olurmuş.. Yenilik güzeldir diyenler yanılıyormuş, tebdil-i mekanda ferahlık yokmuş..
Hayat ne getirirse getirsin gülmek hoşmuş, iyi geliyormuş.. İç ses hep doğruyu söylüyormuş, böylece pişmanlıklara yer yokmuş..
13 Şubat 2011 Pazar
Sade haftasonu
Bitiyor çabucak haftasonu, güneş batıyor, hava soğuyor, keyfi kaçıyor..
Eve sıcak battaniyeye dönüşle birlikteyse Smooth Operator..
Diamond life, lover boy.
We move in space with minimum waste and maximum joy.
City lights and business nights.
When you require streetcar desire for higher heights.
No place for beginners or sensitive hearts
When sentiment is left to chance.
No place to be ending but somewhere to start.
Elde bir fincan sıcak çay, hayat güzel.. Haftasonu dolu dolu geçmiş, hakkı verilmiş.. Bol bol gülmüş, eğlenmiş..
Gereksiz insanların , önemsiz lafları olmadan hayat daha güzelmiş..
Uzak kalmak iyi gelir, huzur verirmiş..
Eve sıcak battaniyeye dönüşle birlikteyse Smooth Operator..
Diamond life, lover boy.
We move in space with minimum waste and maximum joy.
City lights and business nights.
When you require streetcar desire for higher heights.
No place for beginners or sensitive hearts
When sentiment is left to chance.
No place to be ending but somewhere to start.
Elde bir fincan sıcak çay, hayat güzel.. Haftasonu dolu dolu geçmiş, hakkı verilmiş.. Bol bol gülmüş, eğlenmiş..
Gereksiz insanların , önemsiz lafları olmadan hayat daha güzelmiş..
Uzak kalmak iyi gelir, huzur verirmiş..
31 Ekim 2010 Pazar
=)
Güzeldi..
Çabuk geçti gitti, ne yazık ki.. Perşembe yağmurla başladı , evet ama güneşli bir pazarla sonlanması ayrı keyifliydi..
Yine az uyku, çok gezme, bol kahkaha reçetesi uygulandı, tavsiye ederim.. Şu ana kadar hiç yanıltmadı..
Şimdi ise bayram tatili için geri sayım vakti..
Aynı yere farklı gözle bakarken hatırlanması gereken, geride bıraktığı his unutulmasın istenilen, bu kısa tatili en güzel ifade edecek, hep mırıldanılan şarkı ..
Michelle - dinlemek için..
İyi haftalar =)
Çabuk geçti gitti, ne yazık ki.. Perşembe yağmurla başladı , evet ama güneşli bir pazarla sonlanması ayrı keyifliydi..
Yine az uyku, çok gezme, bol kahkaha reçetesi uygulandı, tavsiye ederim.. Şu ana kadar hiç yanıltmadı..
Şimdi ise bayram tatili için geri sayım vakti..
Aynı yere farklı gözle bakarken hatırlanması gereken, geride bıraktığı his unutulmasın istenilen, bu kısa tatili en güzel ifade edecek, hep mırıldanılan şarkı ..
Michelle - dinlemek için..
İyi haftalar =)
25 Ekim 2010 Pazartesi
Çok yorgun Pazartesi & İstaNbuL
Haftaya uyanamadım, günü kabul etmiyor bünyem.. Kim dedi sana o kadar gez diye? Hava güzel tadını çıkarmak için ardarda planlar yap diye.. Kim?
Kim olacak tabiki içimdeki çocuk..
Vır vır vır konuştu durdu aklımı çeldi.. Dinlemedi..
Hava güzel, Ekim bitiyor , Kasımda bu günleri ararsın dedi..
Ordan oraya gezip durduk haftasonu, özlediğim Ortaköyle biraraya geldik, Tomtom da terastan Sarayburnunu seyrettik.. Aklım hala orada.. Manzara inanılmazdı..
Orada anladım ki deniz görmeden geçen bir günüm yok ve olmasına da izin veremem..
O an anladım ki hafta sonları olmadan haftaya tahammül edemem..
O gün hissettim ki İstanbul gibi hiçbir şehri sevemem..
O an anladım ki hafta sonları olmadan haftaya tahammül edemem..
O gün hissettim ki İstanbul gibi hiçbir şehri sevemem..
10 Ekim 2010 Pazar
PerfectColor
Tanto Project Perfect Color dinlemek için...
Hakkı verilen bir haftasonu daha geçti gitti, yağmura , soğuğa, kışa aldırmadan..
Bu sefer farklıydı aslında, anlatacak çok şey vardı, ama kelimelerle sınırlandırılamadı...
Haftasonunun özeti Tanto Project Perfect Color olabilir sadece..
Hakkı verilen bir haftasonu daha geçti gitti, yağmura , soğuğa, kışa aldırmadan..
Bu sefer farklıydı aslında, anlatacak çok şey vardı, ama kelimelerle sınırlandırılamadı...
Haftasonunun özeti Tanto Project Perfect Color olabilir sadece..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yine...
Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...
-
Elimizde fırçalarımız yanıbaşımızda gökkuşağı, bu aralar kendi hayatımızı renklendiriyoruz.. Onun renkleri hep canlı, hep umut dolu.. He...
-
Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...
-
Aci gecmiyor. Ozlem gecmiyor. Kayiplarin ardindan.. Tarihe notum olsun, ilk gunku gibi hersey... Zaman oylece duruyor..


