tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2011 Cuma

Dün hayata mola, kısa bir ara günüydü..

Dün , gün ortasında kendine iki saat ayırma, sadece şımartılma günüydü..  Hayata mola, kısa bir ara günüydü.. İki saat zaman durdu ..
Masaj dünyanın en güzel şeyi ilan edildi, kahve keyfi sabahın vazgeçilmezi seçildi, hava güzeldi, Milagros kuş gibi hafif..
Bugün , bikaç işi toparlayıp, valiz hazırlama vakti.. Yol şarkıları çoktan seçildi, kitaplar onlarla birlikte..
Yarın ise, en sevdiğim yerde, sevdiklerimle bambaşka bir şehirde sabaha kadar oturup, sohbet muhabbetle, dalga sesi ile geçecek..

Ben gidiyorum =)

Şimdiden iyi bayramlar..

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Günaydın Cumartesi

Mozart ile başladıysam güne.. Hava böyle güneşli ve neşeli!
Akşam B. nin doğum günü yemeği.. Bayram için tatil planı kesinleşmişse,  herkesin keyfi & sağlığı yerindeyse.. Daha senden ne isterim?? Ne beklerim.. Tabii ki hiçbir şey..

Çok şükür der , heyecanlı haftasonuma devam ederim! =)

11 Ağustos 2011 Perşembe

Kürkçü dükkanından sevgilerle..

Dönüp dolaşıp geri döneceğim yerdeyim.. Kıymetli Kürkçü Dükkanım benim.. Senden uzaklarda bol bol gezdim deniz, kum , güneş üçlüsüne bol kahkaha, enfes bir sürü yemek, dostlar ve huzur ekledim..

Enerji doldum, geri geldim =) Mr.pink benleydi, bol bol fotoğraf çektim, tatilin hakkını verdim.. Özlediğim gibi plajda kitap okuyarak kendimi ödüllendirdim..  Dinledim, dinlendim, düşünmem gerekenlerle, düşünmem gerektiği kadar ilgilendim, düşünmemem gerekenleri sildim, en derinlere bıraktım, boğulup orada kalsınlar dedim..

Sorumun cevabını buldum, planımı çizdim, bulmama yardım eden herşeye teşekkür ettim =)


4 Ağustos 2011 Perşembe

Öyle çok şey var ki içimde..

Yine birkaç günlük kaçamak... Yine en sevilen dostlarla.. Yine heyecan, yine içim kıpır kıpır.. Onlarla bir gün, bir haftaya bedel.. =) Bizimki kitap okunamayan, müzik dinlenemeyen tatillerden.. Kısa bir süre buralarda yokum, bol bol fotoğraf çekip , az uyku bol kahkaha ile geçecek günler biliyorum.. Belki birkaç satır karalarım diyorum.. İçimden geçenler kağıda dökülür, burdan paylaşırım, okuyunca mutlu olacak birkaç kişi biliyorum.. Belki sadece fotoğraf ile anı paylaşırım, aynı hissi yaşatır, umuyorum..

Ben birkaç gün yokum, dünya üzerinde bir yerlerde, aynı gökyüzünün altında, daha huzurlu, deniz kum güneş fısıltısı ile uyanacağım, biliyorum.. Akşam rüzgar beni bir başka sarmalayacak, hissediyorum..

Ben gidiyorum =)


22 Temmuz 2011 Cuma

Bu sabah hayalim İtalya Amalfi

Bu yazıya bu şarkı ile başlanır..   =>  Sting Fragile

Sıcağın habercisi bir sabah..
Deniz özlemi..
Sabah çok değerli bir dostun eşsiz sohbeti..
Hayalinde, gözlerinin önünde canlanan Amalfi ..
Italya' da ; içini ısıtacak Akdeniz insanı gürültüsü ve neşesi, bir hamak, bir harita ve buz gibi bir limonata.. Gözlerin kapalı, derin bir nefes, kulağında Sting şarkılarının eşsiz melodileri..
Şort & sandalet sokakların arşınlandığı sıcak bir hava, daracık sokaklar ve aklın bir köşesinde denize koşma isteği..

İşte hayallerin gerçek olacağı Amalfi..


Bugün aklımın gittiği Amalfi'den sevgilerle..
Bir sabah orada uyanmak dileği ile =)

26 Nisan 2011 Salı

Pazardan kalan, haftasonunun ardından bakan..

Bu hafta sonunu; bir önceki bir çoğundan farklı kılan bayram neşesi, çocuk olabilmenin, çocuk kalabilmenin verdiği enerjiydi..
Büyümeye isyan eden , büyümemek için çaba gösteren içimdeki çocuğa emanet hafta sonunda O; nedensiz güldü, çok eğlendi, içten gülümsedi.. Uzun bir aradan sonra ilk defa az düşündü, az önemsedi..
Gökyüzü güzeldi, etraf yeşildi, bahar kendini hissettirdi..
Dolu dolu, çok huzurlu, az telaşlı, bol kahkahalı geçti gitti..

İyi geldi, keyifliydi.. Onlarla güzeldi..

=)

Haftasonu ilaç gibidir, ruhu temizler, iyi gelir.. Daha ne denir.. (=

28 Mart 2011 Pazartesi

ki sen..

Ki sen, benim gözyaşlarımı da gördün.. Sen benim ilk aldığım güldün..
Ne zaman içim sıkılsa aklıma Yalının bu şarkısı gelir.. Sözleri etrafımı sarıverir..
Heyecanını kaybetmişsin, yok inancını kaybetmişsin..
İç karartıcı şeyler yazmayayım diyorum ama olmuyor blog.. İçim kapkara yine.. Olmayan birşeyler var, ama çaba gösterip değiştirecek güç yok.. İçimden gelmiyor belki de.. Belki de yorgunum sadece..
İyileşemiyorum 3 aydır.. Hastalığımın altından yatan, bugün öğrendiğim alerji, bu kadar zamandır enerjimi sıfırladı durdu.. Halsizim çok..
Üstüne bir de; akşam yatmak, sabah kalkmak bilmiyorum.. Ve tabi bir yandan da görev aşkı ile yanıp tutuşan doktorun sözleri: dinlenmek çok önemli, uyku düzenine dikkat.. Oldu bil, sanki söylemekle oluyor.. Eğer olacaksa beynimi al kenara koy; düşünmeyi de bırakayım bari.. Bak işte : Olmayınca olmuyor.. Çok bilmiş laflar icraata uymuyor.. Doktor sen bana bir bak, iki haftada bir kulak burun boğaz doktoruna gelen ben; habire farklı bir doktoru dinlemekten ; artık bir kulağımdan girip öbür kulağımdan çıkıyor.. Elimde ilaç torbasıyla bu kaçıncı eve gelişim.. Ben alerjinin nedenini biliyorum, benim bünyem ofise alarm veriyor, canı sadece tatil istiyor..

Milagros pazartesinin salıya döndüğü 00:39 dan bildiriyor, olmak istenen yer ile olmak zorunda olunan yer arasındaki mesafe bünyemi zorluyor..


7 Mart 2011 Pazartesi

Pencereyi açıp temiz havayı solumak gibisin..

Pencereyi açıp , temiz havayı solumak gibisin.. Blog ; sen nefes aldığım nadir yerlerdensin..

Özlemişim, hem de çok.. Blog olmadan ne kadar zormuş hayat.. Digiturk ne kadar nefret edilesi olmuş..
Ya sahi; ne kadar alışmışım, haberim yokmuş..
Anlatacak sıradan günlerin ,sıradan olaylarının , sıradan kahramanlarını sildim blogsuz geçen günlerde..
Geriye bakıp hatırlamak ve anlamak istemiyorum gereksizleri.. Onlar zaten yarı kalıcı ortamların zorunlu + maskeli sakinleri..
Bir tek; içimde bastırılmaz bir tatil direnişi var.. 4 günlük kaçamak işe yaramadı, aksine daha fazla gidiş planlarını tetikledi.. Tabi bir de kaçış yollarımı..
İsyanlarda bu ara hayat..  Hele ki kalbimi kıranlara karşı.. Bütün duvarlarımı ördüm geri, bana o duvarların yıkılışının gereksizliği nasılsa kanıtlandı..

Geriye kalansa; birçok atasözünün doğruluğunun onayı, sıfır pişmanlık ve iyi ki yapmışım yorumları..

Zaten geri kalanın beklenemezdi farklı olması..

21 Şubat 2011 Pazartesi

Anlatacaklarimvar.com

Yok henüz böyle bir site.. Ama yakında olacak.. bütün bloglar bence bu adrese bağlanacak..
Anlatacaklarım var.com.. Anlatıyorum;
Denedim gördüm, uzaklaşmak , aklındakilerden uzaklaşmadığın sürece hiçbir işe yaramıyormuş.. Bazı insanlar sen uzaklaşmanın tadını çıkarama diye deli gibi uğraşıyormuş.. Eski dostlukların yerini hiçbir şey/hiç kimse tutamıyormuş, zormuş..  Susmak bazen çok tehlikeli olabiliyormuş.. Anlaşılamamak çok zormuş..
Arkadaş için insanın içi titriyormuş (P, çabuk iyileş..) Mayıs ayı için şimdiden plan yapmak ne büyük mutlulukmuş..
İnsan en çok ailesini özlüyormuş, yol yoruyormuş, ne olursa olsun bembeyaz kar huzur veriyormuş, her yıl kar tatili olsa ne güzel olurmuş.. Yenilik güzeldir diyenler yanılıyormuş, tebdil-i mekanda ferahlık yokmuş..
Hayat ne getirirse getirsin gülmek hoşmuş, iyi geliyormuş.. İç ses hep doğruyu söylüyormuş, böylece pişmanlıklara yer yokmuş..

5 Şubat 2011 Cumartesi

Yakın zamanda,

Yakın zamanda değişecek yer gök, korkular yok, huzur daim olacak.. Çok yakında.. Biliyorum, hissediyorum..

Geri kalanındaysa; günün koşturmacası, kahve keyfi telaşı var.. Herşey yolunda.. Hatta tatil planları azar azar..

Küçük kaçamakları hakediyor ruhum.. arada ödül gerekiyor...

Sadece ait olduğum yerde; olmak istediğim kadar olamamak beni yoruyor..  Bir de istediğim kadar kitap okuyamamak..

Hep tek derdim bu olsa keşke.. Güneşli cumartesinden sevgilerle.. Ben günün koşturmacası ve haftasonu yapılacaklarına geri dönüyorum..

=)

14 Aralık 2010 Salı

Of ya da Off =)

Yoruluyorum, hafta ayrı, ay ayrı, yıl sonu ayrı yoruyor.. 2010 çabuk geçti diyemem, iyisiyle kötüsüyle, sonu geliyor ve ben heyecanla 2011 i bekliyorum.. Stresi, telaşı, yılı kapatıyoruz derken de; 2011 hayallerimi işte bu şarkı ile kuruyorum.. Monica Molina - Como el aire

Monica Molina nın ilk dinlediğim, en çok sevdiğim, sayesinde bütün albümlerini indirip, hepsini ayrı sevip, yeri en özel olan, dinlemekten sıkılmadığım şarkısı..
Her dinlediğimde yıllar öncesine gidiyorum.. Marmarisle başlayıp, Fethiye, Kalkan, Kaş  sonrasında Antalyada sona eren bir haftalık keyifli tatilimizdeki huzuru tekrar buluyorum.. Güneşe, denize doyduğum günleri hep bu şarkı ile hayal ediyorum.. Havalar soğudu ya, ben her zamankinden daha çok tatili, denizi, kumu , güneşi , yaz tatillerimi özlüyorum..

Ben bu iki gündür of durumundayım, ya da off modundayım, yorgunum, ama bu şarkı ile modumu değiştiriyorum... Kış çabuk geçsin bitsin, nolur, ben yaz gelsin istiyorum =)

22 Kasım 2010 Pazartesi

Tatil bitti, mutluluğu bitmedi..

O kadar güzel, o kadar keyifli, o kadar beklenesi, o kadar özlenesi ve o kadar hakkı verilen bir tatildi ki..
Düşünüyorum da; onlarla güzeldi, onlarla özeldi.. Her günü birbirinden keyifli..

Barcelona sokakları, Sangria,Sagra da Familia, Gaudi, Mont Juic, Picasso, La Ramblas, Parc Güell, Poble Espanyol, güneş, hava, dostlar, bol kahkaha, yerleşme, toparlanma, hava alanına yetişme telaşı..
St Germain, Seine Nehri gezintisi, Notre Dome, ışıl ışıl Eiffel, Paris'te bayram kahvaltısı, samimi ve keyifli sohbetleri, sıcacık bir ev, Sacre Cour, soğuk hava, üşümek, bol bol yürümek, sıcacık gülümsemeler, Louvre, Champs Elysees, Laduree, Luxemburg Bahçeleri, Moulin Rouge, son akşam hüznü, İstanbul özlemi..

Teşekkür edecek o kadar güzel an, o kadar çok insan.. İyi ki varlar dedirten.. Hangi birini yazacağımı, hangi birine teşekkür edeceğimi şaşırdığım zamanlar..

Güzeldi, hem de çok.. Pazartesi sendromunu silecek, hatırlandıkça gülümseten anlarla dolu.. Valizin eşyalarla dolup taşması ve benim hepsini sığdırma çabalarım mı , yoksa aklımın bunu hep hatırlamak istiyorum, gözlerimi kapatıp bu anı ölümsüzleştirmenin bir yolu olmalı çabalarım mı daha zorluydu bilemiyorum.. Fotoğraflar, videolar bile yetmeyecek aynı hissi yaratmaya, bu huzuru anlatmaya biliyorum..

Bu da tatilin müziği, zihnimde dönüp duran.. Bir çok anı daha hatırlanası kılan..
Buika No Habra Nadie en el Mundo

=)

14 Eylül 2010 Salı

Tatil Fotoromanı

Yol uzundu, en sevdiği kahve elinde yola koyuldu
Tatil başlangıcı, her yılın klasik ziyareti Gökova favori balıkçısına vardıklarında masadaki ekmekler yemek için değil, ördekleri beslemek için kullanılacaktı..

Bir anda hepsi toplandı, Ördek ziyafeti başladı..

Tatilin en keyifli yanı, tertemiz, sessiz koylar,

Elinden düşüremediği dergileri,

Masmavi gökyüzünün verdiği özgürlük hissi,

İskele ve ışıl ışıl deniz,

Olmazsa olmaz çakıl taşları,

Sofranın tadı,

Hep orada kalabilme isteği,

Hep doğa ile içiçe olsak keşke dilekleri,

Günübirlik Rodos Kaçamağı,

Tatilin sonu,

Ve tatil dönüşü, kahvaltı..

Bu da bayram tatili fotoromanı..

5 Ağustos 2010 Perşembe

Biri tatil mi dedi?

' Her güzel şey gibi, işte bu da bitti.. '


Güzeldi, hem de çok... Hem tatilin kötüsü görülmüş mü ki?

Deniz, kum, güneş, yat turu, bol kahkaha, huzur, dostlar, en sevilenler, doya doya güneşlenmek, deniz yatağında uyuklamak, suyun üstünde hareketsiz uzanmak, az uyku, uzun kahvaltılar, bol yeşil, bol manzara, mojito , berrak su ve bir sürü güzel an..

Unutulmayacaklar arasında yerlerini aldılar..

Bir de, güneşlenirken beni yalnız bırakmayan işte bu minik uğur böceği..

Tanıyanlar bilir, uğur böceklerine bayılırım, tatile giderken bir şey ister misin diyenlere de ; oralarda bir uğur böceği görürsen fotoğrafını çek gönder, bu bana yeter derim..

Şimdi de benden olsun, tatilde bana eşlik eden minik uğur böceğinin fotoğrafını sizin için çektim..

Herkese benim geçirdiğim kadar keyifli bir tatil dilerim =)


30 Temmuz 2010 Cuma

Uzak

Gün gelir, eşyalar kapıda, bulunduğun mekandan ruhen uzakta, sadece zamanın geçmesini beklersin..

Zaman geçer, an gelir, herşeyi olduğu gibi bırakır, elinde valizin.. gidersin..

Birkaç gün buralarda yokum, döndüğümde görüşmek üzere =)



12 Mayıs 2010 Çarşamba

Havalar güzelleşti, benim yaz(ım) geldi

Havalar ısındı, içim kıpır kıpır.. Bir yandan sonu olmayan tatil planları , bir yandan denizin üstünde sırt üstü uzanıp gözlerim kapalı saatlerce kalma isteği..

Deniz Kum Güneş üçlüsünü bu yaz farklı mekanlarda ziyaret ve hamakta harcanacak kelebekler zamanı..

Dertsiz, amaçsız, sahilde uzanıp hiç kalkmamak..

Tek bir soru bölebilir bu eşsiz anı :
-Bir portakal suyu daha ister misiniz??
-Evet, bol buzlu olsun lütfen :)

Benim tatil(im), benim yaz(ım) geldi.. Ve korkarım bu yıl bu istek hiç bitmeyecek..

Heyecanla valiz hazırlamak, tatil için gün saymak, okunacak kitaplar seçmek, tatile özel playlist hazırlamak, sandaletler, parmak arası terlikler, rengarenk havlular, bikiniler, güneşlenmek, denizde serinlemek, yüzmek, uyumak, bitmesin nolur demek, dönmek istememek..

Okurken sizin de tatiliniz geldi değil mi? :)

Keşke hep yaz  ve istediğimiz zaman tatil olsa..


Yine...

Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...