Her zamankinden daha çok özlemeye başladım.
Daha çok düşünüyor, daha çok ona ihtiyaç duyuyorum.
Hayalleri değişiyor insanın bir anda, neydi mutluluk tekrar sorgulatıyor.
Bir de en büyük korkunla yüzleştiğinde daha korkusuz değil, sadece daha umursamaz olunuyor.
Geleceğin ne getireceğine dair merakın yokolup gidiyor, güne bakıyorsun.
Saat dediğin şey, buluşma vakti ise bir anlam ifade ediyor, Gözün yine aynı görüyor ama önünde sis perdesi varmışçasına bir hisle... Ya sen dikkatli bakmıyor, ya da bazen dikkatli bakmak istemiyorsun.
Günün telaşında koşturan insanlar arasında metroya binerken omzuna çarpan insanların sayısı hiçbirşey ifade etmiyor. Dönüp bakmıyorsun bile.
Eskiden seyahatleri çok severken, şimdi yeni bir yer görmek heyecan vermiyor.
Hayat askıda bu aralar.
Nefes alıp veriyoruz ama, başımızı gökyüzüne kaldırmıyoruz henüz...
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Haziran 2017 Çarşamba
14 Aralık 2014 Pazar
Ne desem bilemedim, bir yıl daha geçip giderken...
Daha dün gibi yeni yıl kutlamamız, hoşgeldin 2014 dileklerimiz...
Şimdi gelmiş diyorsun ki, 2014 bitti, yeni sene geliyor.
Tüm bunlar ne zaman olup bitiyor?
Kırgınlıkların üzerinden nasıl oluyor da zaman bu kadar hızlı geçiyor, daha söylenmemiş bunca söz varken, hayat buna nasıl izin veriyor?
Hala affedemediklerim var mesela, iki çift sözümü söylemeden gitmem dediğimin üzerinden 2 ay geçiyor, cam kırıklarımın üzerindense 2 yıl...
Dün diyebileceğim kadar yakın oysa, zaman kavramı bazı yerlerde sanırım ters işliyor...
2014 ne yaparsan yap, affetmediklerimle kapanacaksın, 2013 te olduğu gibi...
Bir yerlerde, bir şekilde hesaplaşamazsak eğer, gözün açık gitsin...
Zor kırılanlar, zor affederler, böyle bil yeter.
Şimdi gelmiş diyorsun ki, 2014 bitti, yeni sene geliyor.
Tüm bunlar ne zaman olup bitiyor?
Kırgınlıkların üzerinden nasıl oluyor da zaman bu kadar hızlı geçiyor, daha söylenmemiş bunca söz varken, hayat buna nasıl izin veriyor?
Hala affedemediklerim var mesela, iki çift sözümü söylemeden gitmem dediğimin üzerinden 2 ay geçiyor, cam kırıklarımın üzerindense 2 yıl...
Dün diyebileceğim kadar yakın oysa, zaman kavramı bazı yerlerde sanırım ters işliyor...
2014 ne yaparsan yap, affetmediklerimle kapanacaksın, 2013 te olduğu gibi...
Bir yerlerde, bir şekilde hesaplaşamazsak eğer, gözün açık gitsin...
Zor kırılanlar, zor affederler, böyle bil yeter.
28 Ekim 2014 Salı
En guzel yani
Ben hayatta yapamam derdim de, galiba sonunda basarabildim...
Susmayi ogrendim hayat, icime atip yok saymayi ogrendim...
Bu gunume de sukur/tesekkur ederim!
9 Ağustos 2014 Cumartesi
Renk
Hayat kadar renkli balonlarim olsa yeter.
Rengarenk.
İcimdeki cocuga dair ne varsa ortaya cikar, hayaller ve balonlar...
23 Şubat 2014 Pazar
Bilmek lazim
Kime neyi nasil soyleyecegini bilmek lazim
Bilmiyorsan susmak lazim
Arada kacip gitmek lazim
Giderken ardina bakmamak, baksan da gormemek lazim
Sahi ya arada gormezden gelmek lazim
Duvar ormek lazim, yeni yerler gormek lazim
Haddini bilmek lazim, ozgur kalmak lazim
Lazim da lazim iste
Mantikla hareket etmek lazim, mesafeli durmak lazim
Kendini dinlemek lazim hislere guvenmek lazim..
Hayatta oncelikleri belirlemek lazim..
23 Ocak 2014 Perşembe
Güven
Güvenmek aylarını alır, yıkmaksa birkaç dakikanı..
Hayat her gün ayrı bir süprizle gelirken, değişmeyen şey sadece aileye güven.
Bir onlar yanıltmıyor, bir de dostlar, aileden sayılan, kardeş denilen..
Geriye kalanlara bakıyorsun, insanlar hala pervasız, hala zalim.
Acımasızca eleştirmeye meyilli, silah gibi kuşandıkları kelimeleri ise saldırgan..
Bense her daim balık hafızasıyla ders alamayan.
Bu kadar çabuk unutamadığım bir hayat dileğim var, fil hafızası dedikleri şeyi istiyorum.
Misal, kırılıp alınıp, üç gün sonra neye kırıldığımı unutmamak istiyorum.
Ders almak istiyorum hayattan, unutmayarak.
Ve acımasız olmak istiyorum, çoğu zaman...
Kelimelerimi düşünmeden kullanmak, hoyratça kırmak istiyorum mesela.
Neden bir ben oluyorum kırılan?
Şu hayata bir daha gelmek istiyorum bazen, yeniden doğduğumda bencil olmak için.
Sadece kendimi düşünsem nasıl olurdu hayatım görmek istiyorum.
Ve ben; kırılmadığım, umursamadığım bir hayat yaşamayı görmek, bencil olmayı öğrenmek istiyorum.
11 Mart 2012 Pazar
Saklanıyordum..
Yoktum 8-10 gündür.. Saklanıyordum.. Huzurlu bir ara buldum, tadını çıkartıyordum..
Pazar kahvelerim artık daha keyifli, sohbetimiz daha kıymetli..
Dinleniyordum..
Arada kaybolmak iyi geliyor, sessiz sakin aralıklar yaratmak..
Kendini şımartmak..
Sevdiğin yerde, sevdiğin insanlarla olmak..
Sevdiğin şarkıları mırıldanmak, gözlerin kapalı, sırt üstü çimlere uzanmak ..
Hayatın koşturmacasından, telaşından saklanmak..
Pazar kahvelerim artık daha keyifli, sohbetimiz daha kıymetli..
Dinleniyordum..
Arada kaybolmak iyi geliyor, sessiz sakin aralıklar yaratmak..
Kendini şımartmak..
Sevdiğin yerde, sevdiğin insanlarla olmak..
Sevdiğin şarkıları mırıldanmak, gözlerin kapalı, sırt üstü çimlere uzanmak ..
Hayatın koşturmacasından, telaşından saklanmak..
1 Ocak 2012 Pazar
Yeniden başlıyor.. yepyeni bir yıl, yepyeni bir gün..
Bu benim 2012 şarkım..
Bir sürü dilekle, birkaç hayali gerçekleştirmekle güne başladım..
Huzurla..
Gülümseyerek.. =)
Biliyorum, nasıl başladı ise; öyle devam edecek =)
30 Kasım 2011 Çarşamba
Hayatın Ritmi
Gözlerini kapatıp ansızın , rüzgarı hissedersin.. Yüzünü sıyırır geçer, derin bir oh çekersin..
Sessizlik içinin sesidir, o an bambaşka sesleri farkedersin..
Güçlenir, adım adım duymaya başlarsın hiç sesi yükselmeyenleri..
Yaprakların hışırtısı, rüzgarın sesi, martılar, dalga sesleri, bir adım, bir kahkaha, kapı gıcırtısı , akrep ve yelkovanin ritmi.. Hepsini seversin..
Hayat ritmini paylaşır seninle, dinlersin..
Bir zaman sonra ritme uymayan sesleri eler algın, ritmi benimsersin..
Sessiz kalır, ritmi , andan kopmadan, uzaklaşmadan dinlemek istersin..
Hayat ritmini paylaşır seninle, hissedersin..
Fısıldar kulağına bir rüzgarla, o an hiç bitmesin istersin..
Sessizlik içinin sesidir, o an bambaşka sesleri farkedersin..
Güçlenir, adım adım duymaya başlarsın hiç sesi yükselmeyenleri..
Yaprakların hışırtısı, rüzgarın sesi, martılar, dalga sesleri, bir adım, bir kahkaha, kapı gıcırtısı , akrep ve yelkovanin ritmi.. Hepsini seversin..
Hayat ritmini paylaşır seninle, dinlersin..
Bir zaman sonra ritme uymayan sesleri eler algın, ritmi benimsersin..
Sessiz kalır, ritmi , andan kopmadan, uzaklaşmadan dinlemek istersin..
Hayat ritmini paylaşır seninle, hissedersin..
Fısıldar kulağına bir rüzgarla, o an hiç bitmesin istersin..
22 Kasım 2011 Salı
ne yaptın?
Bugün kendin için ne yaptın?
Hayatın koşturmacasında, hep birileri için birşeyler yaparken, sen, kendin için ne yaptın?
Kitap okudun mu dilediğin gibi? İstediğin saatte uyandın mı... İstediğin anda işi gücü bırakıp, bambaşka konulara odaklandın mı? Trafiği görmezden geldin mi acaba..
Sırf canın istediği için yolunu uzattın mı? Aynı şarkıyı aralıksız dinledin mi mesela.. Müziğin sesini istediğin kadar açtın mı? Gözünü kapatıp istediğin hayali kurdun mu? Hayallerine ulaşacak yolu buldun mu? Dışarıdan gelen ses ne olursa olsun, sen iç sesinin ritmini tutturdun mu?
Bugün kendin için ne yaptın, ne seni mutlu eder hiç sordun mu? Şanslıyım dedin mi hiç.. Bir çekilişe katılmadan kazanacağını hissettin mi?
Başkası değil, senin ne düşündüğün / ne hissettiğindir seni mutlu eden, farkettin mi?
Sabahı düşünerek uyuduğunda, gününü nasıl planlarsan öyle geçiyor, denedin mi?
Hayat sen ne planlarsan, onunla geliyor, kendin için ne yaptığının ne kadar önemli olduğunu hissettin mi?
19 Kasım 2011 Cumartesi
Güzel şeyler de olur hayatta..
Güzel şeyler olur hayatta.. Güneş yeniden doğar, gün yeniden başlar..
İçin sıkılır, dost hisseder.. Konuşur seninle, içindeki huzursuzluğun nedenini keşfeder.. Kardeş gibidir o, hatta gibisi fazla kalır, kardeşten ötedir..
O seni bilir, seni neyin iyi hissettireceğini bildiği gibi.. Paylaşır senin sıkıntını, hafiflersin.. ' Sen böyle değilsin ' der, sözcüğünün altında yatan asıl anlamı çıkartıverir, sevinirsin.. Anlar seni, susar bazen, yeri geldiğinde kullanır kelimelerini, sessizliğini paylaşır seninle.. Huzur verir, kahkahalarını paylaşır seninle.. Seninle yeniden başlar güne, kafana takılan ne varsa düne dair, siler..
Tüm dünya dönse sırtını, o dönmez, yanıbaşındadır bilirsin..
Sen dönsen sırtını tüm dünyaya, o da seninle döner sırtını hayata.. Hissedersin..
Paylaşmak güzeldir, güzel şeyler olur hayatta, iyi ki dersin..
17 Kasım 2011 Perşembe
Plansız yaşam, spontane hayat ve Ajanda insanları
Plansız yaşam, ömrü uzatır, stresten arındırır..
Plansız yaşayabilen insanlara hep özenmişimdir, onlar asla yaşlanmayacaklar, kendilerini gereksiz strese hiç sokmayacaklar biliyorum. Bense gün içinde kaçta nerede olacağına, ne kadar kalacağına, trafikte ne kadar vakit kaybedeceğine kadar planlayanlarla birlikte stresle yaşam tekniklerine her gün yenisini katıyorum.. Hani şu hafta sonu planları pazartesi gününden belli olanlar, ajanda insanları arasından el sallıyorum..
Ani kararlar verebilmeyi bile son 10 ayda deneyimleyebilen ben, düşünme boyutunu aradan çıkartarak karar sürecini kısaltmaya yeminli, kendime bir günüm plansız geçer mi diye sorup duruyorum..
Cevabı mı?
-Sanmıyorum :/
İşin ilginç tarafı, ajandalarımdan birini kullanmaktan vazgeçsem acaba diğeri peşimi bırakır mı emin olamıyorum.. Kolumdaki saati çıkarsam, kafamdaki saati söküp atabilir miyim merak ediyorum..
Spontane yaşayanlar, cumartesi sabahına plansız uyananlar, son dakika planları yapanlar, sınavlara son dakika çalışanlar, olmazsa olmasın benden daha mı kıymetli diyenler, vapur kaçırmayı dert etmeyenler, aman boşver diyip gülümseyenler : Size özeniyorum..
Ayakta alkışlıyor, tebrik ediyorum..
14 Kasım 2011 Pazartesi
Bu aralar, bir aralar, bir zamanlar, şimdi , falan filan..
Bir akşam üzeri, sıcacık battaniye, rahat bir koltuk, güzel bir müzik, hava soğuk, avuç içini ısıtan kahve sıcacık, dışarıyı izlerken; seneler öncesine gitse bir anda aklın.. Dünden bugüne anılarda gezinsen.. Biraz ondan, biraz bundan, akılda kalan cümleleri, kararları ,anları & anıları görsen..
Her 'bu en doğru karar' dediğinde yanılmış olacağını bilsen, her yol ayrımında iç sesinin seni çıkmaz sokaklara götüreceğini hissetsen, her yanlış dediğinin doğru olduğunu görsen, yine de seçer miydin???
Ben seçerdim, baştan sona aynı adımları tekrar atar, hata olduğunu bile bile aynı basamakta takılır, sonra ilerlerdim.. Dönüp silmek istediğim bir adımım olmadı hiç benim.. Veya yeni baştan başlama hayalim.. Hep her açıdan düşünüp ilerledim zaten, hep hayırların hayır kaldığında iyi olduğunu deneyimledim..
Ben hep doğru insanlara güvendim, yanlış insanlara şans verdim, yanlış olduklarını bile bile beni yanıltsınlar istedim.. Yanıltmayı beceremediklerinde gülüp geçtim..
Dönüp silmek istediğim bir adımım olmadı hiç benim..
Şimdi dönüp bakıyorum, yine aynı kararları verirdim..
Pişman değilim..
Pişman değilim dediysem, aynı hataları bundan sonra da yaparım demedim..
13 Kasım 2011 Pazar
İşte şimdi de pazar akşamına yakışmayan bir yazı..
Şu hayatta, en çok beklemediğin anda, beklemediğin kişiden yediğin laf/kazık ağır gelir..
Fedakarlık dediğin şey sadece senin içindir, sen yaparsın adını sen fedakarlık koyarsın, karşındaki içinse bu hiçbir şeydir, asla anlamaz, boşa yaparsın..
İnsan, karşısındakini görmek istediği gibi gördüğü sürece salaktır, o iyidir, o bla bla geyikleri kendini kandırmaktan başka bir şey değildir..
Birilerine yardım ettiğin, yanında olduğun sürece sevileceksen, hiç sevilme daha iyidir.. En azından bir defa yanında olamadığında tonla laf işitmemiş olursun..
Seni , senden başka kimse anlamaz, anlatsan da anlamaz, dinlese de anlamaz..
Senin kadar kimse sevinemez, kimse de üzülemez.. Duygularını paylaşamazsın, kendin yaşarsın..
En iyi ben tanırım dediğin bile, bir gün, düşündüğünün tersi laf edersen, tanımadığın bir insan haline dönüşebilir, içinden çıkan bambaşka karaktere hayretle bakarsın..
Bir de yaralar iyileşmez, sarfedilen sözler geri gelmez, insanlar affetmez.. Unutmaz, unutturmaz..
Ayrıca ; insan nankördür, insan bencildir..
2 Ekim 2011 Pazar
Hayatı bu sefer ben sürüklüyorum..
Bu zamana kadar o beni sürükledi durdu, o seçti yapılacakları, çoğu zaman emrivaki yaptı..
Şimdi ise; ben sürüklüyorum hayatı, bazı hatalarımı tekrarlıyorum, bile bile.. Belki de hata olup olmadıklarını kontrol ediyorum, hata olduklarına emin oluyorum.. İyi yapıyorum, hata da olsa kendi bildiğim benim seçtiğim diyorum..
Bir pazar sabahı uyanıp, planları iptal ediyor, kendimi şımartma vaktim geldi diyorum.. Güzel bir kahvaltı, evde en özlenen cam kenarı kahve keyfi, huzur, sevilen albümler, haftanın enleri, altı çizilen güzel cümleler, en değerliler..
Benim pazarımda, benim penceremden, hayat huzur, hayat güzel, hayat ben nereye istersem oraya.. Yeni başlangıçlara, eski hatalara, yeni kararlara.. Beni yanıltmadığını ispatlamaya takılmış bu ara..
Üstelik süprizleri ile, cumayı, cumartesinden, pazarı ise hepsinden farklı kılmaya hevesli, şaşırtmaya yeminli..
Hayat ne getirmeye çalışırsa getirsin, bir tek sağlıkla ilgili değilse, boşversin,olduğu yerde olduğu gibi bırakıp devam etsin.. Sağlıksa şayet çözümle gelsin..
Ekimse süprizileri ile gelmeye devam etsin, bir ekim akşamında gelen gitmesin =)
19 Eylül 2011 Pazartesi
Zor..
Anlatacak birçok şeyi, kelimelere dökmek değil, doğru kelimeleri seçmek zor olan..
Ben bu aralar kelimelerimi seçemiyorum, o yüzden anlatamıyorum..
Zaten bu aralar hayat benle uğraşmasın istiyorum... Ama bir yandan da attığı adımlara karşılık vermeden duramıyorum.. Önüme bir fırsat çıkardığında elimin tersiyle itemiyorum..
Bazen kendimi dinlemek bile istemiyorum, içimdeki ben çok konuşuyor, çok şey hatırlatıyor, durmuyor, yorulmuyor.. Boşver geçti gitti diyorum, susmuyor, anlatıyor, hatırlatıyor, durduramıyorum..
Bazen gözümü bambaşka bir yerde açıyor, güne kurabiyemle başlıyorum.. İşte o gün mükemmel geçiyor, onunla yeniden büyümek hoşuma gidiyor.. Beni onun kadar içten kimse sevemez dedirtiyor.. Çocukla çocuk olmak iyi geliyor, onun benim için bu kadar kıymetli olması , onunla geçen her anın bu kadar özel olması beni herşeyden herkesten uzaklaştırıyor, bambaşka bir dünyaya taşıyor..
Sonra gün bitiyor, tatil bitiyor, gerçek hayata dönüş başlıyor.. Gün bana güzel süprizlerle geliyor, mutlu ediyor, bazen benle yarışıyor, bazen küsüp gidiyor, ama ne olursa olsun, her akşam huzurla bitiyor..
Benim içim bu aralar çok, dışımsa tam tersi zor konuşuyor..
Hayat tepki vermeden, az kelimeyle daha güzel geliyor..
12 Eylül 2011 Pazartesi
Mektup
Sevgili Hayat,
Sen bu satırları okurken ben tam arkanda seni izliyor olacağım.. Bir yeter, yapma etme dedim, durmadın.. Artık senle uğraşmak lazım..
Bir iki üç tepki vermedim ama sen şansını zorlamaya başladın, bunu sana birinin sürekli hatırlatması lazım..
Ayağını denk al, yaz bitti ben artık buralardayım..
Sevgiler
Milagros
Sen bu satırları okurken ben tam arkanda seni izliyor olacağım.. Bir yeter, yapma etme dedim, durmadın.. Artık senle uğraşmak lazım..
Bir iki üç tepki vermedim ama sen şansını zorlamaya başladın, bunu sana birinin sürekli hatırlatması lazım..
Ayağını denk al, yaz bitti ben artık buralardayım..
Sevgiler
Milagros
5 Ağustos 2011 Cuma
Ruh hali mi ?? =) İzleyin
Zamanla geçer dedi, zamanla zamanla =)
Ben kaçar, bir süre yokum buralarda...
4 Ağustos 2011 Perşembe
Öyle çok şey var ki içimde..
Yine birkaç günlük kaçamak... Yine en sevilen dostlarla.. Yine heyecan, yine içim kıpır kıpır.. Onlarla bir gün, bir haftaya bedel.. =) Bizimki kitap okunamayan, müzik dinlenemeyen tatillerden.. Kısa bir süre buralarda yokum, bol bol fotoğraf çekip , az uyku bol kahkaha ile geçecek günler biliyorum.. Belki birkaç satır karalarım diyorum.. İçimden geçenler kağıda dökülür, burdan paylaşırım, okuyunca mutlu olacak birkaç kişi biliyorum.. Belki sadece fotoğraf ile anı paylaşırım, aynı hissi yaşatır, umuyorum..
Ben birkaç gün yokum, dünya üzerinde bir yerlerde, aynı gökyüzünün altında, daha huzurlu, deniz kum güneş fısıltısı ile uyanacağım, biliyorum.. Akşam rüzgar beni bir başka sarmalayacak, hissediyorum..
Ben gidiyorum =)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yine...
Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...
-
Elimizde fırçalarımız yanıbaşımızda gökkuşağı, bu aralar kendi hayatımızı renklendiriyoruz.. Onun renkleri hep canlı, hep umut dolu.. He...
-
Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...
-
Aci gecmiyor. Ozlem gecmiyor. Kayiplarin ardindan.. Tarihe notum olsun, ilk gunku gibi hersey... Zaman oylece duruyor..


