zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2014 Pazar

Ne desem bilemedim, bir yıl daha geçip giderken...

Daha dün gibi yeni yıl kutlamamız, hoşgeldin 2014 dileklerimiz...
Şimdi gelmiş diyorsun ki, 2014 bitti, yeni sene geliyor.
Tüm bunlar ne zaman olup bitiyor?

Kırgınlıkların üzerinden nasıl oluyor da zaman bu kadar hızlı geçiyor, daha söylenmemiş bunca söz varken, hayat buna nasıl izin veriyor?

Hala affedemediklerim var mesela, iki çift sözümü söylemeden gitmem dediğimin üzerinden 2 ay geçiyor, cam kırıklarımın üzerindense 2 yıl...

Dün diyebileceğim kadar yakın oysa, zaman kavramı bazı yerlerde sanırım ters işliyor...

2014 ne yaparsan yap, affetmediklerimle kapanacaksın, 2013 te olduğu gibi...

Bir yerlerde, bir şekilde hesaplaşamazsak eğer, gözün açık gitsin...

Zor kırılanlar, zor affederler, böyle bil yeter.

16 Mayıs 2014 Cuma

Bu aralar

Guzel olan ne biliyor musun? Yazabilmek guzel... Son bir kac aydir kayip olan kelimelerim, baharla birlikte filizlendi. Duygularima tercuman, dusuncelerimin askerleri...

Özgür kalan isyanim, tepki verebilmenin huzuru, gormezden gelmenin dayanilmaz hafifligi ve ben, bir baska bahara donduk yuzumuzu!

Bugun hersey dunkunun ayni ama baktigim aci farkli, sanki herseyle yeniden tanisiyorum. 

Attigim adimlarin hesabini yapmaktan vazgectim, uc adim sonrasini gormek istemiyorum.

Zaman ve mekana bagimli kararlarla isim yok, ic sesimi dinliyorum. Alt tarafi takilir, tokezlerim, doner bakar iyi ki yaptim der sahiplenirim diyorum.

Benim olan hersey kiymetli, hersey guzel ya, hatalarim da benimse guzeldir diyorum. Tekrarlamaya niyetim yok ama kendi aldigim kararlarin arkasinda durabilecek cesaretimi cok seviyorum!

Korkularimin ustune gidiyorum - bazilari haric - iyi geliyor, onlarla gucleniyorum. 

Bu aralar sagirim, duymuyorum. 
Duymak da istemiyorum. Baskalarini suclamiyorum, ama gucumu artik onlara harcayamiyorum.

Herkesin bir varolus sebebi var, ben benimkini ogrendim, ona odaklaniyorum.

Bazen duruyorum, cokca dusunuyorum, gozumu kapatip gelecege dair hayaller kuruyorum.

Eskiden daha hizli gercek olurdu hayallerim, biliyorum, mucizelere o zaman daha cok inaniyordum.

Simdi hayallerim farkli ben farkliyim, birak buyumeyi artik yaslaniyorum.

Saglik olsun gerisi kolay diyorum, karsima  13 yasinda bir kiz cocugu cikiyor, soruyorum hayallerini anlat diyorum, ailemle bir pazar gunu piknige gitmek diyor, peki daha baska diyorum, saglik olsun ailem yanimda olsun diyor, hayretler icinde kaliyorum. 

Bazilari cocuk olmadan buyuyor, bazilari olgunlasmakta zorlaniyor, inanamiyorum.

Sonra bir sarki caliyor, sozlerinde kayboluyorum...

Haydi kalk gidelim bu sehirden,
Gun dogarken ya da gunes batarken,
Belki kuslar gecer ustumuzden,
Kanatlari senin ellerinden...

18 Ağustos 2011 Perşembe

Bana mı seslendin??

Varım ama yokum işte.. Az ama çok şey var aklımda.. Yorgun ama enerjik, hem gidebilir , belki de kalabilirim modunda.. Bazen gencim, bazen yaşlı.. Çoğu zaman kararlı.. Biraz ordan, biraz burdan, daha yolu uzun olanlardan.. Bu aralar sessiz cümleler kuranlardan..




25 Mayıs 2011 Çarşamba

Başka

Aklımda öyle bir plan, içimde öyle bir heyecan var ki.. Gerçek olursa / gerçek olduğunda hayat bambaşka, gökyüzü bambaşka bir gökkuşağı ile taçlanacak..

                                                                        Eğer olursa / olduğunda sabahlar bir başka başlayacak..

Bu sefer hissediyorum.. Olacak..

14 Nisan 2011 Perşembe

Hayat ..

Hayat suya yazı yazmak gibidir,
baktığında görünmez, ayrıntılarda gizlidir...

Ben suya yazı yazdım hep, arada güzel gülümsemeler, huzurlu bir sürü anı, birçok mutluluk biriktirdim.. Hatıra çakıl taşları topladım hep, bana hep güzel günleri hatırlatsınlar istedim..

                                                        Hayat hep ayrıntılarda gizlidir dedim, dünden bu güne hiç değişmedim...

28 Mart 2011 Pazartesi

ki sen..

Ki sen, benim gözyaşlarımı da gördün.. Sen benim ilk aldığım güldün..
Ne zaman içim sıkılsa aklıma Yalının bu şarkısı gelir.. Sözleri etrafımı sarıverir..
Heyecanını kaybetmişsin, yok inancını kaybetmişsin..
İç karartıcı şeyler yazmayayım diyorum ama olmuyor blog.. İçim kapkara yine.. Olmayan birşeyler var, ama çaba gösterip değiştirecek güç yok.. İçimden gelmiyor belki de.. Belki de yorgunum sadece..
İyileşemiyorum 3 aydır.. Hastalığımın altından yatan, bugün öğrendiğim alerji, bu kadar zamandır enerjimi sıfırladı durdu.. Halsizim çok..
Üstüne bir de; akşam yatmak, sabah kalkmak bilmiyorum.. Ve tabi bir yandan da görev aşkı ile yanıp tutuşan doktorun sözleri: dinlenmek çok önemli, uyku düzenine dikkat.. Oldu bil, sanki söylemekle oluyor.. Eğer olacaksa beynimi al kenara koy; düşünmeyi de bırakayım bari.. Bak işte : Olmayınca olmuyor.. Çok bilmiş laflar icraata uymuyor.. Doktor sen bana bir bak, iki haftada bir kulak burun boğaz doktoruna gelen ben; habire farklı bir doktoru dinlemekten ; artık bir kulağımdan girip öbür kulağımdan çıkıyor.. Elimde ilaç torbasıyla bu kaçıncı eve gelişim.. Ben alerjinin nedenini biliyorum, benim bünyem ofise alarm veriyor, canı sadece tatil istiyor..

Milagros pazartesinin salıya döndüğü 00:39 dan bildiriyor, olmak istenen yer ile olmak zorunda olunan yer arasındaki mesafe bünyemi zorluyor..


9 Ocak 2011 Pazar

Gülümse

''Hayatta başına gelen herşeyin mutlaka bir sebebi vardır,gülümse'' dedi..
Gülümsedim..
Gerisini zaman gösterecek..

İyi haftalar

4 Mayıs 2010 Salı

Çok Özledim..

Üniversite yıllarımı, dertsiz tasasız günlerimi, vapur sefalarını, taksim kaçamaklarını, bilardo oynamayı, güneşin tüm gün tadını çıkarmayı çok özledim..

Vakit öldürmeyi, sabahlara kadar kitap okuyabilmeyi, istediğim saatte kalkmayı, anlık kararlarla günümü şekillendirmeyi, istediğimi istediğim anda yapabilme özgürlüğümü, ders kırmayı, dostlarla uzun uzadıya muhabbeti, zaman sınırı olmamasını.. çok özledim..

Her günü tatil ilan etmeyi, sorumluluk taşımamayı, saatlerce sohbet etmeyi, eh hadi artık eve gidelim demeyi, yarın ne yapsak acaba sorusuna 50 tane cevap bulup, sonra alternatifleri günlere yaymayı, üniversite bahçesinde çimlere uzanmayı, vapura son dakika yetişmeyi... çok özledim..

Üniversite arkadaşlarımlaydım bugün... Her ay buluşuruz, mezun olduğumuz günden bu yana geçen zamana inat, her buluşmamızda daha da kenetleniriz birbirimize.. 6 sene oldu mezun olalı, zaman su gibi akıp geçmiş, anlamamışız bile..

Gerçek dostluk bizimkisi, iyi günde kötü günde.. Hep anlatacak birşeyler bulan 5 çocuğuz hala.. Hayat bizi farklı alanlara sürüklese de...

Bugün düşündüm de, hiç değişmemişiz birbirimize karşı.. İyi ki varlar dedim içimden... İyi ki büyümemişiz dedim bir de..

Büyüsek hayat daha zor olurdu, bu kadar eğlenemez, buluşmalarımız için bu kadar heyecanlanamazdık..

Buluşma maillerimiz kısa ve net olur, görüşmek üzere mesajı ile sonlanırdı.. Oysa bizimkiler bitmek tükenmek bilmeyen maillerle dolu, hep verecek bir cevap, hep bir ekleme..

İyi ki varlar , hayatımda hep olmalılar ve biliyorum hep olacaklar.. Yılların eskitemediği dostlar onlar..

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Zaman



Zaman hızla akıp gidiyor, mevsimler hızla değişiyor.

İçimde anı yaşamanın telaşı, zamana ayak uydurma çabası, geri dönüp ruhumu yakalamak istiyorum..

Zaman bu kadar hızlı akıp gitme ne olur, durup dinlenmek istiyorum..

Unutmak istemediğim yerler, ruhumu dinlendiren şarkılar var.. Biraz bekle, onlar olmadan yola devam edemiyorum..

Mutlu anları ölümsüzleştirmeye fotoğraflar yetmiyor, daha uzun sürsün istiyorum.

Zaman biraz bekle ne olur, tadını doya doya çıkartmak istiyorum.

Sen dur durak bilmeden yola devam ederken, gece gündüze, gündüz geceye dönerken, bu şehirde zaman dursun istiyorum.

Zaman bu kadar hızlı akıp gitme ne olur, durup dinlenmek istiyorum..



Yine...

Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...