18 Mart 2010 Perşembe

Kelebekler Zamanı

Sırt üstü uzanmışım çimlere, ellerim başımın altında kavuşmuş, gözlerim kapalı..
Havada deniz kokusu,  kulağıma gelen dalga sesi...

Gökyüzü masmavi, içimde bir huzur, aklımdan yapılması gerekenler kovulmuş, ikinci bir emre kadar dönmemek üzere...

Yarın olacakları biliyorum, ve ondan sonrasını ve ondan çok daha sonrasını...

Hayatın ne getireceğini umursamadığım anlardan biri bu, dünya yansa yıkılsa, şöyle bir kalkıp etrafa bakmayacağım nadir anlardan biri...

Hayata ayak uydurmamak, kendi zamanını kendin yaratman gerek diyenlere katılıp,  Kelebekler denen zamanlar yaratmak lazım dedim birden...

Benim zamanımın adı bu, Kelebekler zamanı...

Amaçsız, keyifli & boş geçen , sadece kendini dinlediğin zamanlar...

Kendini arada bir dışarıya kapatıp, beynin tatil ilan ettiği, çalışmayı düşünmeyi bıraktığı zamanlar...
Kelebekler zamanı, ömrü kısa zamanlar...

Yaşaması keyifli, hayattan  ve koşturmacadan bağımsız zamanlar...

Kelebekler zamanı, kendinle başbaşa kaldığın , kendini huzurlu hissettiğin, telaştan uzak zamanlar...

Ömrü kısa, hissi uzun zamanlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yine...

Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...