1 Şubat 2010 Pazartesi

''Uzak mı kaldım?? Vaz mı geçtim sandın?? Yanıldın..''

''Dinleniyordum ve tüm dikkatimle dinliyordum'' dedi, ''en sakin sahilde, bir deniz kıyısında, bir vapur sefasında..''

Uzun uzun anlattı biriktirdiklerini.. Hep dilinin ucuna gelip , bir an bekleyip, söylemeyi ertelediklerini..

Anlattı usulca, sanki hiç birlikte yaşamamışız gibi.. 

''Bu deniz dalgalıydı '' dedi, ''fırtına vardı, rüzgar çıktı, yıktı tüm evleri, işte bu sakin sahil kaldı geriye''..

''Huzurun değerini bilmek için fırtına gerekliydi '' dedi, ''biliyordum , hissetmiştim fırtına gelecekti..''

Mutlu musun şimdi diyince, gülümsedi..

Derin bir nefes alırken kumun üzerine uzanıp, gökyüzünü seyre daldı, yüzünde izi kalan gülümseme ise verdiği en güzel cevaptı..

''Yeni limanlara yeni sahillere ihtiyaç yok, aynı gökyüzünün altında buluşuyor hepsi, sen değişmediğin sürece değişen mekanların anlamı yok'' dedi.

Neden gittiğinden hiç bahsetmedi, neden döndüğünden bahsetmediği gibi..

Sessizlik verebileceği en güzel cevaptı, tüm soruları aynı sessizlikle cevapladı..

Sen bilirdin, tüm soruların cevabı sendeydi dedim, ''artık yaşayarak cevapları bulma vakti'' dedi..

Bir kitap bıraktı yanıma, ''bunu okumalısın'' dedi..

O sahili dinlerken ben kitabı okumaya başladım, önümde bir kapı açıldı ve ben o dünyaya daldım..

Kitabın adı Kayıp Gül - Yazarı Serdar Özkan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yine...

Yine yazamayalı cok olmus, kelimelerimi icimde saklamaya başladıgımdan beri, blog bombos... Hayat devam ediyor. Bunca zamandan sonra; öz...